LİRİK GAGAUZ TÜRKÜLERİNDE OLUŞUM ÖZELLİKLERİ, KONU TASNİFİ VE ŞİİRSELLİK

11-07-2009
LİRİK GAGAUZ TÜRKÜLERİNDE
OLUŞUM ÖZELLİKLERİ, KONU TASNİFİ VE ŞİİRSELLİK

Doç. Dr.Tudora (Fedora) ARNAUT
BAL-TAM Türklük Bilgisi 8 Balkan Türkoloji Merkezi 2008. s.199-208

Anahtar kelimeler: lirik türküler, şiirsellik, yaratıcılık, folklor
The lyric türküs have long and very bright history. During the Soviet period the researching of Gagauz lyric türküs were less than the other works wrote in this period. During the period türküs were protected by popularizers and with spreading among the common people. The türküs which were written on the other topics were standing on the dusty shelves and waiting other times.

Lyric türküs have a great connection with the ceremonies which considered to be the type of the oldest national culture. Sometimes türküs play the role of additional function in ceremonies. In this article the peculiarities of appearance of lyric tütküs, general motives and lyric forms will be recearched.

The themes most of all used by people while writing new works are those which bring them more difficulties and pains. The one tries to show the voice of his heart, the strong pain and the love overfilling him. This is the reason why türküs are the realities of history and the mirror of person’s inner world.


Zamanında Rus bilgini M.Lomonosov türküler hakkında şu ifadeyi kullanmıştı: “ Doğma türkülerin ve müziğin yumuşak sesi insanoğlunun beynini canlandırır ve de yüksek duygular yaratır”. 
Lirik türküler çok uzun ve de ilginç tarihe sahiptirler. Gagauz türküleri Sovyet dönemi kitaplarında, alan araştırmalarında ele alındığında kendi başlangıcını ve de araştırma alanlarını daha çok o dönemdeki yazılan eserlerle sınırlamaktadırlar. O dönem içerisinde sistemi övmek için kurulan ve söylenen türküler populeritesini korur ve de halkın arasında dile getirilmektedir. Diğer konulardaki türküler ise kendi sırasını tozlanmış raflarda beklemeye koyulmuşlardır. 
Bu makalemizde lirik türkülerin oluşum özelliklerini , genel konu motiflerini ve de şiirsellik konularını ele alacağız.
 Lirik türküler çok sıkı bir şekilde en kadim halk kültürünün çeşidi sayılan törenler ile bağlıdır. Bazen lirik türkülerin gerekliliği sırf törenlerin yorumu için gerekli olduğu düşüncesi de öne sürülmektedir. Çoğunlukla aşk ve de aile konulu lirik türküler “ halkın sosyal - günlük yaşayışını açıklamakta ve günlük konular ile kıyaslandığında lirik törensel türkülerin konu özgünlüğünü ortaya koymaktadır” (Круглов 1982 : 133). Elbet bu açıdan bakıldığında türkülerin kendi özellikleri vardır. İnsanoğlunu kadim zamanlardan beri korkutucu ve de gizemli doğa dünyası, hayvanlar sarmaktaydı ; onu “ ormanın titreyen sırrı çağırıyordu, eski taşlar sanki yer altından fışkırıyordu. Bu tür olaylar çok eski yaşayışın bir göstergesiydi , halbuki insanoğlu tam yeni yeni ayağa kalkmaya çalışıyor , etrafı öğreniyor ve savaşıyor; onun karşısında daha da eski, oturuşmuş kültür temeli vardı ve de o bu kültürün bir parçasıydı ki, bu nedenle bu hayatın eteğinden tutunmuştu. İnsanoğlu dedelerinin bu taşlardan, hayvanlardan yaratıldıklarını, ağaçlardan doğduklarını hayal ediyordu”(Веселовский 1989 : 102). İnsanoğlu onun hareket etmesine, konuşmasına, düşünmesine neden olan hayal gücünü, kendisinin sahip olduğu imkanlarını ve de becerilerini maddi ve manevi olaylara aktarmaktaydı. İşte türkülerde kuşların, hayvanların, bitkilerin konuşmasını görmek mümkün oluyor ve bu durumda insanoğlu birçok zaman “türkülerde önemli yer alan tabiatın değişmesi için büyüleyici hareketlerin kullanım gücünü elde etmeye çalışıyordu” (Сидельников 1959 : 13). Tabiatı tasavvur ederek buradaki eşyalara ve etrafımızı saran gerçekçi olaylara insani özelliklerini ekleyerek türkülere daha da büyüleyici fonksiyon yüklemekteydi. Törenlere eşlik eden türküler kadim dini inanışlara göre büyü sözleri mahiyetini taşımaktaydı ve bunlar daha iyi, verimli mahsulün oluşuna, avdaki şansa, ailenin korunmasına, boyların güçlenmesine yardımcı olacağı inancı ile yaratılmaktaydı. 
Zamanla insanoğlu da gelişmekteydi, etrafını tanıdığı kadar kendini de tanımaktaydı. O, kendisiyle tabiatın arasındaki sınırı oluşturmayı başardı. “Kadim üslup karışıklığı bilginin karşısından uzaklaşıyordu: şimşek - kuş, insan – ağaç gibi eşitleştirme, zamanla kıyaslamaya yerini bıraktı- şimşek kuş gibi, insan ağaç gibi vs.” (Веселовский 1989 : 106). Gelişme sürecinde halkların da dünya görüşleri değişmekte, türkü yaratıcılığının prensipleri de . Ortaya yeni konular, yeni fikirler ve yeni tipler çıkmakta, türküler halkın yeniliklerini , sosyal fonksiyonlarını yansıtmakta. Türkülerin yeni fonksiyonu oluşmakta- estetik fonksiyon. Ve böylece gittikçe büyüleyici başlangıç kendi gücünü kaybetmekteydi. 
“Alan araştırmacıları ve müzikle uğraşan folklorcular tören dışı geleneksel lirik türkünün tamamiyle oluşmasını, düşünce ve de edebi özelliklerin meydana gelmesini tahminen XVI-XVII asırlar arası ortaya çıktığını söylemektedirler” (Лазутин 1965 : 12). Bu bağlamda Gagauz anonim lirik türküler söz konusu olduğunda ise bu tarihi XIX-XX. asırlar arası olarak belirtmek gerek. Elimizde ilk yazılı derleme V.Moşkov’un “ Гагаузы Бендерского уезда” ( Bender vilayetin Gagauzlar’ı) adlı eseridir. Burada yer alan örneklerde de görüldüğü gibi halkın duyguları ve düşüncelerinin yanısıra onlara zemin hazırlayan olaylar da anlatılmaktadır. Tabii ki, dikkati çeken hususların başında türkü yaradıcılığında gerçek yaşamın ve olaylarla birlikte şiirsel şekiller de ortaya çıkmaya başlamıştır. Her bir şiirsel şekil halkın içindeki bazı olayları dile getirmekteydi ve bunlar bu veya başka bir eserin yaratıcılık diline, üslubuna tesir etmektedir. 
Tüm türleri içerisine alan anonim-şiirsel yaratıcılık “halkın müdrikliğini” göstermekte, sıradan halkın iç dünyasını, onun ruhunu dışa vurmakta, tarihsel süreç içerisinde onun yaşantısını açıklamaktadır. Gagauz türkülerinde Gagauz halkın tarihi de en iyi bir biçimde sergilenmektedir. Halk türküleri diğer türlere göre metin kısalığı ile, açıklığı ile ve hayatın içinden alınan örnekler ile donatılmıştır. 
Türkü her zaman kendi hayatını yaşamakta ve türkücünün söyleme maharetine göre halkın arasında onu kabullenme ve anlama durumları oluşmaktadır. Yetenekli türkücüler her zaman kendi eserlerini “tüm kalbiyle” icra etmektedirler. Onların icrasında samimiyet ve olayın yeniden süzgeçten geçirilmesi izlenmektedir. Halk türkücüleri birkaç türkü ile sınırlanamaz ve de devamlı kendilerini geliştirir, yeni eserleri öğrenir, bazen kendileri de edebi becerilerini katıp yeni örnekler yaratır. Uzman türkücüler hedeflerinde kendi “türkücü becerilerini” sergilemekten ziyade “dinleyicileri türkü konusu ve edebi zenginlikleri ile tanıştırmaktır” (Сидельников 1959 : 19) 
İnsan en fazla ona külfet veren, onu kurcalayan konuları işlemektedir . Kalbinin sesini, içindeki acı ve sevinç fırtınalarını dışa vurmak için çalışır, insan. Bu nedenle türküler tarihi gerçeklerin ve insanın iç aynasıdır. 

Oluşum özellikleri
Lirik türkülerde oluşum önemli yere sahiptir. Diğer kahramanların karakterleri ile bağlantı kurarak olayların belli bir düzen ve tutarlılıkla buradaki ana kahraman karakterlerini anlatır. Çeşitlenme ve de kirlenmeye (contamination) rağmen, aile-yaşayış lirik türkülerinde birkaç tane oluşum tiplerini vurgulamak mümkündür. Bu tür kirlenme genellikle türkülerin biribirleri ile konu, melodi, söyleme biçimi benzerliğinden kaynaklanmaktadır.
Birçok zaman türkü metnindeki kirlenme oradaki ortamın damgasını taşımaktadır. Bu tür türkülere üç açıdan yaklaşmak mümkündür: 1. varyantlaşma 2. ilk oluşum metninden sapma 3. adı ile tanımlansa da diğer yandan özgün bir biçimde gelişme. 
Gagauzlar’ın arasında çok yaygın olan “Beyaz güller kurudu” adlı türkü örneğinin doku veya sözel dokusu incelendiğinde bunun ilk ortaya çıkış şeklinin bir yaşlı kadın tarafından (Kaynak kişi: Naçev Praskovya 1935. Yer Dimitrovka köyü. Bolgrad ili.Derleyen Tudora Arnaut) yazıldığını alan araştırması sonucunda görmekteyiz. İlk varyantı ancak bir dörtlükten ve nakarattan oluştuğu tespit edilmiştir. Daha sonra bu türkünün tarafımızca belli bir hadise üzerine yeniden gözden geçirilip aslını bozmadan bir acı hadise olayını anlatmamız ve bu türküye eklememiz sonucu , anlatıcı adlandırdığımız türkü söyleyen şahıslara vermemiz neticesinde bu türkünün yeni varyantı ile hızla yayıldığını gözlemlemiştik. 
Yani bir yandan Lazutin’in lirik türkülerin oluşum özelliklerini ele aldığımızda ve kirlenme (contamination) konseptini incelerken, diğer yandan Performans (icra) bağlamında Dan Ben-Amos’un geliştirdiği araştırma modelini ( 1.kişisel boyut (anlatıcı;oynayıcı) 2.sosyal boyut (dinleyici; izleyici) 3.Sözlü boyut (anlatılan) (Çobanoğlu, 1999; 301)) de dikkate almak mümkündür. 
Dundes’in “metin” kavramını halk bilgisi çerçevesinde hızla gelişip farklı köylere, şehirlere yayıldığı görüldü. Düzeltilmiş varyantı hızla tüm bölgelere yayıldıktan sonra farklı yerlerde ve ortamda eklemelerle veya bazı sözlerini değiştirerek dile getirilmeye başlandı. Müzik temposu ise notaya göre, yani belli bir kurala bağlı olmadığından o andaki duruma, ortama ve türkücülerin becerisine göre değişmektedir. Bu türkünün Gagauzlar’ın birlikte oturdukları komşu halklardan Bulgar ve Moldovan hatta Rus diline de çevirildiği tespit edilmiştir. 
Yukarıda belirtmiş olduğumuz Performans (icra) bağlamında Dan Ben-Amos’un geliştirdiği araştırma modeline göre uygulama yaparsak şu şekil ortaya çıkar:
Kişisel boyutta- anlatıcı şahıs Gagauz varyantında başlangıçta bir bayan , türkünün yayılış şekline anlatıcının erkek de olduğu bilinmekte. Ayrıca türkünün varyantlara dönüşmesi de vardır. İlk varyantında “beyaz güller kurudu/ benim canım sarardı/ neçin beni bıraktın/neçin pek gücendirdin/neçin sen böle yaptın. Yakma canımı yakma/kısmetimi sen kapma/neçin beni yaktın/ neçin pek göcendirdin/neçin sen beni yaktın. 
Nakarat:
Ehey aluşu gözel gözlerinnen bak bana, bak bana, 
aluşu gözel ellerinnen bak bana, bak bana. 
Daha sonraki varyantlarında ise varolan türkünün çok farklı biçimler aldığı gözlemlenmekte. 
Lirik türkülerin oluşum şekline bakıldığında en yaygın olanı türkü- monologtur. Burada “anlatım türkünün baş kahramanı veya türkücü - yazar tarafından verilmektedir” (Сидельников 1959 : 41-42).
Aman allahçıım , aman,
Yapsana beni bir kuş,
Yapsana beni bir kuş,
Kanadımı da – gümüş.
Uceyim da gidiyim
Anacıymın mezarına.
Aalayıp da annadayım,
Kahırcıymı daadayım...” 
Türkü – monologda lirik kahraman duygularını açıkça ifade etmektedir. Bu tür örneklerde Gagauz oğlanı kendi duygularını dolaylı biçimde ulaşamadığı yavuklusuna söylemekte, zor şartlar altında damat evinde yaşayan genç gelin annesine veya yaradana haykırmakta, yoksulluk ve yaşam koşullarının zorlukları kadınlar tarafında dile getirilmekte, gurbet havası, askerlik vd. konular anlatılmaktadır. Burada bu tür yakarışlar retorik fonksiyonu icra etmektedir ve türkünün dramatik ve de duygusal açıklığını daha da yükseltmektedir. Lirik türkülerde çağrılar çok zaman eş sözlülükle refakat etmektedirler. “ Çağrılar çok defa anafora (tek elden yönetim) şeklinde kurulmakta” (Круглов 1982 : 166).
Lirik türkülerin ikinci sınıflandırmasına dialog girmektedir. Bu şekil bizde diğerlerine göre daha da eskilere dayanmakta ve arkaik oluşuma sahiptir. Çok defa bu tür örneklerde Gagauz kızı derdini kuşa, denize, yıldızlara anlatmaktadır.
“kız oturmuş türlü çiçek
Çiydä sabaalin.
Nasıl toplamış, ölä da
Uyumuş çiçeklik çindä.
Genç çoçuklar yolda geçer
Çiydä sabaalin.
-kalk, mari kız, kalk mari kız,
Etär uyudun.
Senin o topladık çiçeklär
Senmişlär.
-Ko sensinnär, ko kurusunnar, 
Balka toplıycam...” 
Ayrıca lirik türkülerde anlatı şekli de hakimdir. Burada anlatıcı kendi derdini, sevincini dile getirmektedir.
Bu tür oluşum şekillerindeki türküler bir yandan konunun sembolik kısmını oluşturan tabiat dünyasını, daha sonra ise insanların hayatları anlatmaktadır. Önemle belirtmeliyiz ki, bu tür türkülerin doruk noktası son mısralarındadır.
Lirik türkülerin oluşum şekli sembolik kısımdan oluşmakta ve psikoloji koşutluğu iki motif üzerine kurulmaktadır: “bir kahraman diğer kahramana açıklama yapmakta ve daha canlı, duygusal olanı galip gelmektedır”. 

 Konu tasnifi.

Türküler sözlü halk edebiyatında asırlarca Gagauz halkın asıl zengin ruhunu, dünyaya bakışını, üzüntü ve sevinçlerini, onların çalışkanlığını yansıtmışlardır. Bazı türküler tıpkı V.V.Moşkov’un da belirttiği gibi “ ağaçlarda yaprakların büyüdüğü kadar hızla yaratılır , bazen ise yapraklar kadar hızla sönüyorlardır ve kendi yaratıcılarının dışında kimse onları kullanmazsa o hızlılıkla da kayboluyorlardır. Bazen ise onların geçici ve yerli başarısı oluyordur, işte o zaman yerli türkü söyleyenler onları öğrenip kullanarak ömürlerini uzatıyorlardır”. Türkülerin ömürlerinin uzun ve kalıcı olması için konu bakımından çok derin ve iz bırakacak kadar anlamlı olması şarttır. Bu çeşit türkülerin ancak nesilden nesile aktarılmaları ve akılda kalmaları mümkündür. Meşhur olan türküler salt türkü söyleyen şahıslar tarafından değil, sıradan dinleyiciler tarafından da bilindiği görülmektedir. Ezgiyle ve çoğu zaman müzik eşliğinde söylenen türküler genellikle kadınlar tarafından söylenir. Onlar, içinde bin bir türlü güzelliği ve zenginliği barındıran sözlü gelenek yetenekli halk sanatçıları vasıtasıyla bugüne kadar getirilmiştir. Bugün de halk edebiyatı ve folklorik değerler Gagauzlar arasında yoğun ilgi görmektedir. Gagauz halk edebiyatı yakın ve uzak tarihten pek çok önemli olayı, insanî dramı, çaresizlikleri ve arayışları günümüze taşımış ve bu konuları türkülere dökmüştür. 
 Gagauz türkülerini konu bakımından sınıflandırması ile ilgili bazı bilim adamı ve araştırmacıların sınıflandırmasını sunacağız.  
V.V.Moşkov türkü örneklerini vermeden önce onlar hakkında bilgi verir ve söyleme geleneğine göre şu sıralamayı takip eder: dini konulu (kilse) türküler, uluslararası mahiyette olanlar, yerli türküler ki bunların içerisine kötülük yapma mahiyetinde “zehirleyen kızkardeş” ve “köprü inşaatında kurban verilen can” konulu türküler. Ayrıca, cenazede söylenen ağıtlar diye sınıflandırmaktadır. 
M.Durbaylo türküleri ele aldığında, onların içinden balladları ayırmış ve 5 sınıfta toplamıştır: 1. İnanç ve masal motifleri üzerine kurulu olanlar. 2. Aile içerikli balladlar. 3.Osmanlı dönemini aksettiren balladlar. 4. Askeri-tarihi konulu balladlar. 5. Trajik konulu balladlar. Ayrıca, bu konuları kendi içerisinde de küçük alt gruplara bölmüştür . 
Okul kitaplarında sözlü edebiyatı öğrencilere örnekleri ile sevdirmeye çalışan N.Baboglo türkülere de geniş yer vermiş ve türküleri şu sıralamaya bölmüştür: “sevda türküleri, gençlik türküleri, şakalı türküler, adet türküleri (sıra türküleri), şen türküler, darsık türküler, cenk türküleri” . 
Gagauz ve Anadolu türkülerini kıyaslıyan Prof.Dr. Hülya Argunşah “konularına göre ağıt, kahramanlık türküsü, sevda, tarihi hadiseleri, günlük hayatla ilgili gelin , damat türküleri “diye sınıflandırmış ve Anadolu türkülerinden de örnekler sunmuştur.
Bütün bu tür sınıflandırmaları dikkate alarak biz de aşağıdaki şekilde bir tasnif yapmayı uygun gördük:
Ballada türküleri
Aşk türküleri
Kahramanlık türküleri
Tarihi olayları konu eden türküler.
Çümbüş (güldürücü) türküler
Karşılıklı atışma türküleri
Dernek türküleri
Savaş türküleri 
Gurbet türküleri
Dini (kilise) türküler (ayinler)
Düğün Türküleri
Pelik örme türküsü
Traş türküsü 
Duvak türküsü
Horu (halay) oynanırken söylenen türküler
Olay türküleri
12.1. Trajik türküler 
Dizmekler ( ağıtlar)
13.1. Hüzünlü türküler
Beddua içerikli türküler
Ninniler ve Çocuk türküleri.
Aile ile ilgili türküler (Arnaut: 2007; 288-290)
Bu sınıflandırma, her konudaki türküleri kapsamaktadır. 
  
Şiirsellik 
Lirik türkülerin üslûpları karmaşık ve de çeşitlidir. İstiare, abartma, sıfatların yardımı ile geleneksel folklor dünyası kuruldu. Elbet, burada idealleştirilmiş biçimde Gagauzlar’ın oturdukları evler, dolay, göklerin maviliği, Tuna nehrinin berraklılığı, insanların yaşam şekilleri, kullandıkları eşyalar ve bunlara bağladıkları anlamlar ve tabii ki türkülerin asıl kahramanları- insanlar dile getirilmektedirler. Türkülerde kullanılan edebi araçlar baş kahramanların duygu ve ruh hallerini yansıtmakta yardımcı olmaktalar ve ayrıca da dinleyicilere duygusal yandan tesir etmektedirler.
Geleneksel lirik türkü temelinde insanoğlu tabiatla karşılaştırmasını yapan kendi sembolik sistemini oluşturmuştur. Gagauz türkülerinde delikanlı oğlanın sembolü kılıç, aslan, kuş vd. olurken, genç kız da kuş, gül, menekşe, yıldız vd. sembolleri kendi benliğinde oluşturmaktadır. İnsanların doğa ile iç içe yaşamaları ve aynı şekilde türkülere de taşımaları birçok sembollere dönüşmesini sağlamıştır. 
Fesleğen, pelin, katmer karanfil, siyah üzüm çotuğu vd. gibi bitkiler, çiçekler ayrılığı, ölümü sembolize ederken, baharın gelişi, bahçelerin çiçek açması, ırmaklarda suların durulması, bülbüllerin şarkı söylemesi vd. olaylar yeni bir mutluluğun, dönemin başlangıcını sembolize etmektedir. Yani, çiçeklerin açması sevinci, mutluluğu, sevgiyi sembolize ederken, onların solması- karamsarlığı, kederi, ayrılığı dile getirmektedır. İşte, simgesel şekiller daha fazla onların içeriğinin altını çizmektedir.
 Lirik türkülerde kullanılan semboller lirik kahramanın iç dünyasını anlatmaya yardımcı olurken, diğer yandan da türküye daha berrak, duygusal bir anlam yüklemektedir. Türkülerde belirli bir biçimde abartmalı ölçütlerde kadınların yakarışları yer almaktadır. Neşeli türküler dışında Gagauzlar günlük, sosyal, aile, askerlik, gurbet ve de diğer konularda yakarışları sıkça kullanmaktadırlar. Birçok konuda bu hakimiyetini göstermektedir.  
İmgelerin kıyaslanması ile halk türkücüleri duygularını dışa daha açık ve dolgun dil zenginliği ile dışa vururken“doğadan alınan örnekler insan sureti ile birleşiyorlardı ve insanoğlu onları sembolize ediyordu.Onlar mana yüklü türkülerin asıl çatısını oluşturmaktaydılar” Сидельников 1959 : 49/
Asırlarca dilden dile gelen türküler insanların iç dünyasını dışa vurmayı başarmış ve de günümüze kadar tüm canlılığı ile taşımıştır. Gagauz türküleri diğer halkların türküleri ile kıyaslandığında edebi açıdan bazen yeterince zengin olmayışı söylenmiştir. Halbuki ele aldığımız oluşum özellikleri, konu tasnifi ve şiirsellik bu fikirlerin pek doğru olmadığını göstermektedir. Bunu Gagauz lirik türkülerin çağdaş edebiyata tesiri ile de gözlemlemek mümkündür. Doğa ile iç içe yaşayan insanın sözlü ve yazılı edebiyata birçok motifleri taşıması ve bunları kullanması, benzetmesi lirik türkülerin de bir nevi temelini oluşturmuştur. 
Herbir oluşum biçimi ele alındığında onun dinleyiciye tesirini izlemekteyiz. O, içerik ve de melodi ile birleştiğinde olaylar akışında kahramanların karakterlerini açıklamakta ve aynı zamanda insanın iç dünyasını da yansıtmaktadır.
Folklor metinlerinin temelini söz oluşturmaktadır. O, müzikle birleşip kahramanın derinliklerden gelen sesini dinleyiciye duyurmaktadır. Lirik türkülerin özelliğini de işte bu söz ve de müzik oluşturmaktadır. Türküde herbir söz kendi yerindedir. Bunun sebebi ise onların halk dilinde yazıldığı gerçeğidir.












 Kaynakça:

АРНАУТ, Ф. И. Автореферат дисертації на здобуття наукового ступеня кандидата філологічних наук//ЖАНР МААНІ В ГАГАУЗЬКОМУ ФОЛЬКЛОРІ (ЗІСТАВЛЕННЯ З ЖАНРАМИ МААНІ ТА БАЙАТИ В ТУРЕЦЬКІЙ ТА АЗЕРБАЙДЖАНСЬКІЙ УСНІЙ НАРОДНІЙ ТВОРЧОСТІ)//. Київ.2006.
Веселовский А.Н. Историческая поэтика. – М.: Высшая школа, 1989.
Давлетов К.С. Фольклор как вид искусства. – М.: Наука, 1966. –
365 с.
История и культура гагаузов. 2006.(подгот.к изданию С.Булгаром). Комрат-Кишинэу.
 Константинова С.К. Семантика олицетворения. – Курск, 1997.
Кравцов Н.И., Лазутин С.Г. Русское устное народное творчество.
Круглов Ю.Г. Русские обрядовые песни. – М.: Высшая школа,
1982. – 272 с.
Лазутин С.Г. Русские народные песни. – М.: Просвещение, 1965.
– 302 с.
Лирические песни / Составление, предисловие, подготовка текстов и примечания П.С. Выходцева. – М.: Современник, 1990.
– 653 с.
Сидельников В.М. Поэтика русской народной лирики. Пособие для вузов / Под ред. Л.И. Тимофеева. – М.: Гос-е уч.-пед. изд-во мин-ва просвещения РСФСР, 1959. – 128 с.
Соболевский А.И. Великорусские народные песни. – Т.2, 3. –
СПб, 1896, 1897.
Учебник для филол. фак. ун-тов. М.: Высшая школа, 1977. – 375 с.
Argunşah, Hülya.“Gagauz Türküleriyle Anadolu Halk Türkülerinin Ortak Motifleri ”, Güney Doğu Avrupa’da Türkler ve Gaguzların Etno-Kültürel Genişleme Meseleleri Kongresi, 25-29 Nisan 1991, Çadır-Komrat (Moldova). Yayını: Milli Folklor, S. 18 (Yaz 1993), s. 33-38. Gagauzca Yayını: Ana Sözü, Sentaybr 1991, s. 4.
Atılganın ,Halil .2003.Türkülerin İsyanı. Ankara: Akçağ Yayınları.
Çobanoğlu, Özkul. 1999.Halkbilimi Kuramları ve Araştırma Yöntemleri Tarihine Giriş, Ankara :Akçay Yayınları.
Kaya, Doğan.1999. Anonim Halk Şiiri.Ankara:Akçağ Yayınları.
Manov, Atanas. Gagauzlar (Hristiyan Türkler). (Bulgarcadan çeviren: Türker Acaroğlu). Varlık Neşriyatı. Ankara. 1939
Türk Halk Edebiyatı.2004.(Editör Ocal Oğuz). Ankara: Grafıker Yayıncılık.2.Baskı
14.KIBATEK Edebiyat Sempozyumu Gagauz Kültürü. 6-10 Ekim 2007 Moldova. Konu Bakımından Gagauz Türkülerin İncelenmesi.T. Arnaut.287-295. (yayına hazırlayanlar Metin Turan-Lüba Çimpoeş-Emila Bankova). Kişinev. 2007.
Tudora Arnaut . Gagauzlarda ilkyaz bayramı. Nevruz [derleyen]: H. Vedat Demirbaş; editör: Elmas Kılıç - Ankara: AYK Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı, 1998.


 
back

Add comments:

Input code from image:


Added comments



no comments
back
Gagauzlar.md